Sağlık raporu e-Devlet'te görünmüyor, ne yapmalıyım? Yeni sistemde raporun geçerli sayılması için hekimin raporu dijital onay mekanizmasıyla sisteme işlemiş olması gerekir. Eğer raporunuz e-Devlet'te görünmüyorsa, muayene olduğunuz kurumun raporu "e-Rapor" olarak kaydedip kaydetmediğini kontrol etmeniz gerekmektedir.
Ehliyet sağlık raporu alırken nelere dikkat edilmeli? Ehliyet (sürücü) raporu için e-Nabız başvurusu sonrası yapılan muayene sonuçları doğrudan dijital sisteme işlenir. Raporun fiziksel bir çıktısına gerek kalmadan, bilgiler otomatik olarak Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü sistemine aktarılır.
İşe giriş sağlık raporu nereden alınır? Yeni dönemde işe giriş raporları, işin tehlike sınıfına göre aile hekimlerinden veya yetkilendirilmiş sağlık sunucularından alınmaktadır. Ancak en önemli fark, bu raporların artık kağıt değil, yönetmelikte belirtilen standart e-Rapor formatında olması zorunluluğudur. Sisteme kayıtlı olmayan raporlar işe giriş işlemlerinde kabul edilmeyecektir.
Artık rapor süreci tamamen dijital ilerlemektedir. Kullanıcılar önce e-Nabız üzerinden "Kişisel Sağlık Bilgi Formu"nu doldurur, ardından MHRS üzerinden randevu alarak muayene olur. Hekim raporu sisteme girdiği an e-imzalı ve barkodlu olarak e-Devlet üzerinden erişilebilir hale gelir.
1 Mayıs 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7578 sayılı Kanun ve buna bağlı yayımlanan SGK 2026/13 sayılı Genelge ile çalışan anneler için Türkiye'de yeni bir dönem başlamıştır. Düzenlemenin öne çıkan detayları şöyledir:
Yeni Süreler: Tekil gebeliklerde analık ödeneği süresi 16 haftadan 24 haftaya çıkarılmıştır. Çoğul gebeliklerde ise bu süre 18 haftadan 26 haftaya yükseltilmiştir.
İzin Dağılımı: Geçici iş göremezlik ödeneği; doğumdan önceki 8 hafta ve doğumdan sonraki 16 haftalık (eski hali 8 haftaydı) sürede çalışılmayan her gün için ödenmektedir.
Otomatik Uzama Müjdesi: 1 Mayıs 2026 itibarıyla doğum sonrası raporu devam eden annelerin bitiş tarihleri, hiçbir başvuruya gerek kalmadan sistem üzerinden otomatik olarak 8 hafta (56 gün) uzatılmıştır.
Geriye Dönük Haklar: Düzenleme geçmişi de kapsamaktadır. 16 Ekim 2025 tarihinden sonra doğum yapan ancak raporu 1 Mayıs 2026'dan önce biten anneler de kapsamdadır. Bu durumdaki sigortalılar, işverenlerinin SGK’ya yapacağı bildirimle 8 haftalık ek ödemelerini alabilmektedir
özellikle limited ve anonim şirketlerin mali işler departmanlarını gece uykusundan uyandıran, "tek bir hata ile %5 indirimden olur muyuz?" dedirten teknik ama hayati bir sorunsaldır.
konuyu mali sözlük tadında, tane tane açıklayalım:
kısa cevap: hayır, yanmaz.
neden?: çünkü vergiye uyumlu mükellef indirimi sağlayan gelir vergisi kanunu mükerrer 121. madde, indirimin yanması için sadece "belirli" beyannamelerin zamanında verilmiş olmasını şart koşar,.
indirimi yakan "kritik" beyannameler şunlardır: yıllık gelir/kurumlar vergisi, geçici vergi, kdv, muhtasar ve ötv beyannameleri,.
damga vergisinin durumu: damga vergisi beyannamesi, kanun maddesinde sayılan o "kara liste" içinde yer almadığı için, bu beyannamenin geç verilmesi veya pişmanlıkla sunulması %5'lik vergi indirimini etkilemez,
Noterler Birliği'nin yaptığı son güncelleme ile artık araç satış sözleşmelerinde tutarın yanında yer alan "KDV Dahildir" ibaresi yer almıyor. Bu durum, özellikle özel matrah uygulamasına tabi araç ticareti yapan mükelleflerde "KDV’yi faturaya nasıl yansıtacağız?" karmaşasına yol açtı.

Sorun Nedir?
Mükellefler genellikle noter satış bedelini (bankaya gelen tutarı) baz alıp, bunun üzerine ayrıca KDV ekleme eğiliminde oluyor. Ancak bu durum, banka ekstresi ile kesilen fatura arasında fark yaratıyor. Bankaya 1.000.000 TL girerken fatura 1.015.000 TL kesilirse, Tek Düzen Hesap Planı'nda aradaki fark mizanı bozar ve finansal tabloların sıhhatine zarar verir.

Çözüm: İç Yüzde Yöntemi
Faturayı biz kesmiyoruz ama mizanı biz tutturuyoruz. Bu yüzden mükellefi doğru yönlendirmek bizim görevimiz. Sözleşmede "KDV Dahil" yazmasa bile, bankaya gelen toplam tutar üzerinden iç yüzde ile KDV ayrıştırılmalıdır.

Uygulamalı Hesaplama Örneği:
Diyelim ki mükellefiniz bir aracı aldı ve üzerine kâr koyarak sattı:

Aracın Alış Bedeli: 910.000 TL

Satış Bedeli (Bankaya Gelen): 1.000.000 TL

Brüt Fark (KDV Dahil Kâr): 90.000 TL

Burada yapılması gereken, bu 90.000 TL’nin içindeki KDV’yi ayıklamaktır:

Matrah Hesabı: 90.000 / 1,20 = 75.000 TL

KDV Hesabı (%20): 75.000 x 0,20 = 15.000 TL

Sonuç:
Faturada matrah 75.000 TL, KDV 15.000 TL gösterildiğinde; maliyet (910.000) + kâr ve vergi (90.000) toplamı tam olarak 1.000.000 TL yapar. Böylece banka hesabı ile fatura genel toplamı kuruşu kuruşuna eşitlenir.

Özetle:
Noter sözleşmesinde ibarenin kalkmış olması, vergi kanunlarındaki "özel matrah" mantığını değiştirmez. Sağlıklı bir mizan ve güvenli bir beyan için mükellefinize "toplam bedelden iç yüzde ile fatura kesmesi" gerektiğini mutlaka hatırlatın.

#özelmatrah #notersözleşmesi #kdvhesaplama #araçsatışı #içyüzde #smmm #muhasebe #vergi #faturadüzenleme #malisözlük
Defterdar; bulunduğu ilde Bakanlığın en büyük memuru ve taşra teşkilatının amiri olarak tanımlanmıştır. İşlemlerin denetlenmesi ve kanuna aykırı hareketlerin takibinden sorumlu tutulmuştur
1 Haziran 2026 tarihinden itibaren, kamu yararı doğrultusunda kamulaştırılan taşınmazların Devlet ve kamu tüzel kişilerine devri KDV’den istisna tutulmuştur
Vakıf üniversiteleri bünyesindeki sağlık kuruluşlarının kazançları, 1 Ocak 2027’den itibaren kurumlar vergisine tabi olacaktır. Ayrıca bu kurumların sunduğu bazı teşhis ve tedavi hizmetleri KDV istisnası dışına çıkarılmıştır